Anasayfa » Arşiv

Güncel Kategorisindeki Yazılar

Güncel »

[21 Mar 2017 | Yorum Yok | ]
Feda

 
Seni düşünüyorum.
Bir ömrü feda edişini. Kendini parçalayışını düşünüyorum.
Nasıl olur da bir ömür, bütün güzelliklerden vazgeçerek geçirilir diyorum.
Diyorum, ve sonra sana bakıyorum.
İmreniyorum.
Bir kez daha şükrediyorum. Hayatta başımıza daha iyi ne gelebilirdi ki diye soruyorum. O an içimi tarifsiz bir huzur kaplıyor.
Seni takip edenlere bakıyorum. Sevemiyorum onları. Sahte geliyor. Tek kusurun; “onların yaptıklarına kefil olmak” diyorum. Sonra seni biliyorum, sana güveniyor, sana imreniyorum, “vardır bir bildiği” diyorum.
Aklım almıyor bazen. Yaptıklarını aklım almıyor. Asırlarca planlasaydık 15-20 yılda yapamazdık diyorum. Hayretler içerisinde kalıyorum.
Böyle üst bir akıl nasıl olur da bize gelir diyorum. Kendimi o kadar şanslı …

Güncel »

[20 Mar 2017 | Yorum Yok | ]
Sarılıyorum

Aylardır duran bir yazı vardı. Yalancı bir kaç doğum sancısıyla dünyaya gelecek gibi oldu, sonra yine duruldu. İşte bugün ilk kez kucağıma aldım. Adı “Sarılıyorum”.
Yazıyorum;
30 yıllık emektar taburesini her gün yaptığı gibi bir kez daha evinin önüne çıkardı, duvara yasladı.
Evinin duvarlarını özenle akşam güneşinin gökyüzünü boyadığı renk olan turuncuya çalan koyu bir sarı ile boyamıştı. Tabureyi koyduğu yerdeki dökülen duvarlara derin düşüncelerle ve yaşlı gözlerle baktı. Duvarda yaslanacak yeri neredeyse kalmamıştı. Neresine dokunursa dokunsun dökülen sarı duvarları olan eski evinin dili olsaydı…
Vadinin en asi rüzgarlarıyla çarpışan, gözyaşlarından daha acı yağmurlarıyla boğuşan …

eleştiriyorum, Güncel »

[12 Mar 2017 | Yorum Yok | ]
Bir Yudum Nefese Duruyor Hayat

Bir dakikaligina duruyor hayat
Kosebasinda
Yukumu birakiyorum yanibasima
Bakiyorum etrafa bir yudum nefes icin
Yok. En basindan beridir yok. Sirtlaniyorum yukumu, devam ediyorum yoluma bir umut bir yudum nefes bulurum belki diye. Soluk soluga kaliyorum, deliler gibi nefes aliyorum.
Ama bir yudum nefesi bulamiyorum.
Umutsuzca soyleniyorum kendi kendime.. Yar bana bir yudum nefes diye. Sirtimda yukum, kollarimda sirtimdaki yukun agirligi, farkina varamiyorum ne kadar gucsuzlestigimin. Soyle bir koseye tekrar cokuveriyorum umitsizce.
Dusunuyorum. Oturuyorum yine bir dakikaligina.
Bir dakikaligina duruyor hayat
Kosebasinda
Yukumu biraksam gitsem mi tek basima
Benim yukum var, bizim yukumuz var
Istesemde bulamam bir yudum nefes bununla
Her zamanki gibi kendimi …

eleştiriyorum, Güncel »

[8 Feb 2015 | Yorum Yok | ]
Kitaplarım

4 ya da 5 yaşındayımdır, 6 değil. O zamanlar hayalimde yemyeşil kırlar, huzur dolu bir ülke, şişman bir padişah, küçük bir köy, köyde sürekli gördüğüm ama asla yakalayamadığım uzun sarı dalgalı saçları olan bir kız var. Belki de şu an adını bile hatırlayamadığım, evcilik oynadığım komşunun kızıdır. Saçlarım yok, elimde omzuma dayadığım bir ucuna da bohçamı bağladığım bir sopa var. Avare avare geziyorum, arada bir de o kızı görüyorum. Çok mutluyum, tek derdim arasıra padişahın yanına gitmek ve üç beş nasihat vermek. Tek derdim. O zamanlar da padişah benim dünyamda sen …

Güncel »

[2 Feb 2015 | Yorum Yok | ]
Database’in vardığı son nokta

13 Aralık 2014, 1. Yazı;
Database mi? O da ne ola ki? Databesei silmisler de benim sanki umrumda mi. Su an beynimde indim havuz basina bir kiz cikti karsima sarkisi calarken database ne kadar onemli olabilir. Hem umur dedigin nedir yani insanin aklinin bir duruma takilma olayidir ki su an bana her yer Kasimpasa. Dedim ya sadece indim havuz basina bir kiz cikti karsima caliyor kafamda. Hem havuz demisken havuza da nefretim var ki database olayiyla da birlesince daha fena oluyor. Ama nefretim havuza degil aslinda havuza giren teyzelere. Cok kucukken …

Güncel »

[25 Jun 2014 | Yorum Yok | ]
Çalışmak çalışmak çalışmak ve daha fazla çalışmak

Çok severek takip ettiğim Tunç Kılınç ile Hüsnü Özyeğin bir konferansta başarısızlık üzerine konuşuyorlar ki dinleyenler pahalı bir eğitim olan “tecrübe” yöntemi ile değil, ucuz olan “bilgi aktarımı” yoluyla ders alsınlar diye.
Eşek gibi çalışmam gereken ve çok acayip de uykum olan bir gece saat 2 sularında 2 saat 15 dakika süren konferansı pür dikkat dinledim, sabahladım ve işe öyle gittim. Düşünün artık ne konuştular adamlar.
Mevzu şu; Hüsnü Özyeğin nasıl da köpek gibi çalıştığından, Finansbank’ı ne şartlarda çalışarak kurduğundan, evine çocuğuna vakit ayıramadığından bahsediyor ballandıra ballandıra. Çok da sevdim. Her kelimesini de onayladım. …

Güncel »

[12 Apr 2014 | Yorum Yok | ]
Kadın Şair

Erkekler kötü huyludurlar. Genel olarak böyledirler. Ne kadar şeytani, acımasız, vicdansız karar alınacaksa, ne kadar zulüm, işkence, savaş yapılacaksa hep erkekler değil midir aktörleri? Erkeklerdir.
Ne yazık ki bu kadar kötü huyun arasında iyi davranışlar ve duygular yeşeremiyor. Duygusuz olmamız bundandır. Romantik olamamamız bundandır. Seviyorum diyemememiz de bundandır.
Duygusuz kararlar alırken sert ve hızlı olmalı, gözünüzü kırpmadan atınızı savaşa sürmeli, düşmandan önce davranmalı ve savaşı kazanmalısınız. Bize öğretilen, anlatılan, gösterilen ve her gün yaşamak zorunda bırakılan hayat bu. Sorumluluklar ve görev bunlardan ibaret.
Oysa ki bir ara erkekler için de duyguların ağır bastığı …

Güncel »

[6 Apr 2014 | Yorum Yok | ]
Anlayamayacağımı Anladıklarım

Her şeyi anlamaya çalışmamam gerektiğini anladım. Bu çok büyük bir başarı ve zaman tasarrufu. İnsan her şeyi anlamaya, her şeye bir yorum katmaya çalışmamalı. Bazen çözümsüzlükte boğulmamalı.
Ancak elbette ki size garip gelen her şeyin altında var bir bit yeniği. Bunu mutlaka bilmelisiniz ama bu derinlerdeki bit yeniğini bulmaya çalışmak ya da tahmin etmek, insanın önyargı duvarlarının daha da kalınlaşması, daha da şüpheci bir yapıya bürünmeyi ve geçen zamanı boş düşüncelerle doldurmaya neden oluyor. Örneğin biriyle konuşurken sıradan bir kelimeyi gözlerini açarak söylemesi, ya da ellerini toparlaması, ya da durduk yere …

Blog, eleştiriyorum, Güncel »

[14 Mar 2009 | Yorum Yok | ]
Uğursuz (1)

Her sey bundan yaklasik 23 sene oncesine dayanir. 86 senesinin Ocak ayi kapali ve yagmurlu gecmistir. Yagmur bulutlari yere kasvet indirmis, o tarihten itibaren butun ekinleri o kasvetle beslemistir.
Cogu evin penceresinden gunes isigi degil, nukleer kalintilarinin sizdigi gunlerden bahsediyorum. Subat karli gecmisti ancak kar bir turlu istedigi gibi bir mevsim gecirememisti. Ask ayi olarak bilinen, bir cok degiskeni barindiran Mart ayini hic kimse bu kadar sessiz ve caresiz gorememisti.
Ve Nisan geldi. Nisan gebeydi. Ama cocuk Mayis’indi. Nisan cocugu dogurmak istemese de Mayis’in cok uzaklarda oldugunu gorup dayanamadi ve bu arsiz, …

Blog, eleştiriyorum, Güncel »

[26 Jan 2009 | Yorum Yok | ]
Sacmaliklar ve Soyutlanma Calismalari

Su kucuk Dunyamizdan bir kurtulsaydik o zaman vecd ile bin secde edecekti tasim, yukselerek arsa degecekti belki basim. Sikildim artik cogu yerden, cogu seyden, cogu kimselerden. Pek bir eglencem kalmadi gibi. Goruyorum ki bizim her sey sandigimiz her seyin hicbir seyden ibaret oldugunu.
Sevemiyorum insanciklari. Cok azini taniyorum gerci. Ama tanidiklarimi sevmiyorum ya ben. Garip geliyor cogu bana. Beni de kendilerine benzetmeye calisiyorlar ya, en cok da o sinirimi bozuyor. Biraksaniza kuzum benim de gotum boyle yukarida kalsin.
Iki gundur evde oturuyorum. Hicbir derdim tasam yok. Oturup bilgisayarimda konser monser izliyorum. Arkaplanda …