Güncel »

[25 Jun 2014 | Yorum Yok | ]
Çalışmak çalışmak çalışmak ve daha fazla çalışmak

Çok severek takip ettiğim Tunç Kılınç ile Hüsnü Özyeğin bir konferansta başarısızlık üzerine konuşuyorlar ki dinleyenler pahalı bir eğitim olan “tecrübe” yöntemi ile değil, ucuz olan “bilgi aktarımı” yoluyla ders alsınlar diye.
Eşek gibi çalışmam gereken ve çok acayip de uykum olan bir gece saat 2 sularında 2 saat 15 dakika süren konferansı pür dikkat dinledim, sabahladım ve işe öyle gittim. Düşünün artık ne konuştular adamlar.
Mevzu şu; Hüsnü Özyeğin nasıl da köpek gibi çalıştığından, Finansbank’ı ne şartlarda çalışarak kurduğundan, evine çocuğuna vakit ayıramadığından bahsediyor ballandıra ballandıra. Çok da sevdim. Her kelimesini de onayladım. …

Güncel »

[12 Apr 2014 | Yorum Yok | ]
Kadın Şair

Erkekler kötü huyludurlar. Genel olarak böyledirler. Ne kadar şeytani, acımasız, vicdansız karar alınacaksa, ne kadar zulüm, işkence, savaş yapılacaksa hep erkekler değil midir aktörleri? Erkeklerdir.
Ne yazık ki bu kadar kötü huyun arasında iyi davranışlar ve duygular yeşeremiyor. Duygusuz olmamız bundandır. Romantik olamamamız bundandır. Seviyorum diyemememiz de bundandır.
Duygusuz kararlar alırken sert ve hızlı olmalı, gözünüzü kırpmadan atınızı savaşa sürmeli, düşmandan önce davranmalı ve savaşı kazanmalısınız. Bize öğretilen, anlatılan, gösterilen ve her gün yaşamak zorunda bırakılan hayat bu. Sorumluluklar ve görev bunlardan ibaret.
Oysa ki bir ara erkekler için de duyguların ağır bastığı …

Güncel »

[6 Apr 2014 | Yorum Yok | ]
Anlayamayacağımı Anladıklarım

Her şeyi anlamaya çalışmamam gerektiğini anladım. Bu çok büyük bir başarı ve zaman tasarrufu. İnsan her şeyi anlamaya, her şeye bir yorum katmaya çalışmamalı. Bazen çözümsüzlükte boğulmamalı.
Ancak elbette ki size garip gelen her şeyin altında var bir bit yeniği. Bunu mutlaka bilmelisiniz ama bu derinlerdeki bit yeniğini bulmaya çalışmak ya da tahmin etmek, insanın önyargı duvarlarının daha da kalınlaşması, daha da şüpheci bir yapıya bürünmeyi ve geçen zamanı boş düşüncelerle doldurmaya neden oluyor. Örneğin biriyle konuşurken sıradan bir kelimeyi gözlerini açarak söylemesi, ya da ellerini toparlaması, ya da durduk yere …

Blog, eleştiriyorum »

[5 Apr 2014 | Yorum Yok | ]
Renkler Ne Kadar Gerçekler

Renkler var ya hani; denizlerin mavisi, ağaçların ve çimenlerin yeşili, çileğin kırmızısı, toprağın kahverengisi, tenimin rengi, teninin rengi, gözbebeğindeki siyah, küçük balıktaki turuncu
Çocukluğumdan beri kafayı yiyorum ya yeşil sadece bana yeşilse ama aslında başkasına mavi gözüküyorsa, ya da turuncu dediğim balığı başkası siyah görüyor ama aslında siyaha “turuncu” diyorsa?
Renk gibi gözümle görüp inanmam gereken somut bir kavramdan bile şüphe ediyorsam, geri kalanının gerçekliğinden nasıl emin olabilirim? Bir çok kişinin renklerin gerçekliğini bile asla sorgulamadığı bir toplumda, başka şeylerin gerçek olduğuna neden inanmak lazım? Bir şeyler yapmak lazım ama neden yapmak lazım? …

Blog »

[11 Jun 2009 | Yorum Yok | ]
Kurtuluş

Cok ozledim bir seyler yazmayi. Yoklugumda sekiz dokuz denemem de oldu ancak yayimlamayi goze alamadim. Bazilarinin devami bir hayli zor geldi, iyice anlamsizlasti zaten.
Ama bundan vazgecmiyorum. Devaminda ne gelirse gelsin ellerimden, bunu yayimlamaktan asla ama asla vazgecmeyecegim..
Cok karmasik zamanlarin icine dalmak istedim ve yine istedigimi yapmis olduk. Simdiki ben ile eski ben arasinda oyle buyuk hesaplasmalar yasandi ki ben ne simdiki ben ne de eski ben olmayi sectim. Inanilmaz buyuk bir bosluga dustugumu hissettim ancak bunu asmak icin beklemekten baska bir sey yapmadim. Sadece iyice karmasiklasan dugumleri iki tarafindan cekip …